Ana sayfa Uzay NASA Perseverance Kızıl Gezegen’de Antik Hayatın İzlerini Aramaya Başladı

NASA Perseverance Kızıl Gezegen’de Antik Hayatın İzlerini Aramaya Başladı

6142
0
Perseverance tarafından Mars y,zeyinde çekilen ilk fotoğraf. @NASAPersevere/Twitter

Mars’a bugüne kadar gönderilen en gelişmiş keşif aracını temsil eden NASA Perseverance, dün Kızıl Gezegen’e başarıyla iniş yapmayı başardı.

Curiosity’nin Ağustos 2012’de yaşadığı “7 dakikalık terörü” tekrarlayarak Kızıl Gezegen’e başarılı bir inin yapan Perseverance (Azim), Jezero Krateri’nin 45 kilometre yakınındaki göl yatağında çektiği ilk görüntüleri gönderdi.

Perseverance bilimsel donanımlarının ve donanım yazılımlarının kontrol edilmesinin ardından antik göl yatağında gözlemlerine ve numune toplamaya başlayacak. Toplanacak numunelerin gelecekte Dünya’ya getirilmesi planlanıyor.

2,7 milyar bütçeli Mars 2020 görevinin bir parçası olan Perseverance, 30 Temmuz 2020 tarihinde United Launch Alliance Atlas V roketi ile ateşlenmişti. Ateşlenme tarihi, Mars ile Dünya arasındaki mesafenin en aza indiği ve her 26 aydad bir gerçekleşen aralıkta yer alacak şekilde seçildi.

Perseverance, Gale Krateri’ndeki görevine halen devam eden nükleer enerjili, altı tekerli Curiosity’nin benzeri olarak inşa edildi. Curiosity’den biraz daha uzun olan Perseverance, yaklaşık 136 kilogramlık ağırlığında (Curiosity 1.025 kg). Küçük farklılıklara rağmen tasarımları birbirlerine benzeyen iki uzay aracı, aynı zamanda aynı nükleer enerji kaynağını kullanıyor. Her iki uzay aracı, Mars’a da aynı yöntem ile iniş yaptı.

Perseverance, Mars atmosferine saatte 19.500 kilomete ile giriş yaptı ve birkaç dakika sonra 20,5 metre genişliğindeki paraşütlerini açtı. Paraşütlerin açıldığı esnada halen ses hızından hızlı alçalıyordu.

Ancak Mars atmosferinin Dünya’nın sadece %1 kalınlığında olması paraşütlerin yeterli olmayacağı anlamına geliyordu. Bu yüzden Perseverance, gök vincininin roketlerini ateşledi ve alçalmanın son kademesinde kablolar ile kızıl kumlara iniş yaptı. Gök vinci Perseverance’ı yere bırakmasının ardından planlandığı gibi güvenli bir mesafeye çakıldı.

NASA, TSİ 23:55’te Perseverance’ın sağ salim Mars’a indiğini duyurdu. Doğrulama, keşif aracının yere inmesinden 11 dakika sonra geldi (Mars’tan gelen sinyallerin Dünya’ya ulaşma süresi ele alındığında).

Zorlu Görev Başlıyor

Jezero Krateri yamaçlar, kum tepeleri ve kayalık araziler ile dolu. NASA, görev noktasının bugüne dek bir uzay aracı için belirlenen en zorlu yer olduğunu belirtti. Birkaç aday arasından titiz değerlendirme sonucunda iniş noktası olarak seçilen Jezero Krateri’ne inişin hesaplamaları mükemmele yakın belirdi. Perseverance’ın iniş elipsi 7,7 kilometre uzunluğunda ve 6,6 kilometre genişliğinde iken, Curiosity’nin 7×12 kilometre olarak gerçekleşmişti.

Perseverance, selefine kıyasla süpersonik bir paraşüte ve gök vincini yönlendiren “arazi bağınlığı navigasyon” teknolojisi sayesinde çok daha iyi bir iniş gerçekleştirdi. Perseverance’ın inişin ardından gönderdiği ilk fotoğraf ile yeni teknolojilerin oldukça başarılı olduğu doğrulandı.

NASA’nın Mars’taki yaşam izi arayışı 1976’da Kızıl Gezegen’e inen ve 1980’lerin başlarında devre dışı kalan Viking keşif araçları ile başlamıştı. Viking görevlerinde Mars’ın modern yaşam izleri aranmıştı. Ancak Curiosity’nin yolundan gidecek olan Perseverance, Mars’ın antik yaşam izlerini aramayı hedefliyor. Jezero Krateri, Kızıl Gezegen’in milyarlarca yıl öncesine uzanan muhtemel yaşam izlerini barındıran en “bereketli” bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.

Mars ekvatorundan 18 kilometre kuzeyde yer alan krater, ABD’nin Sierra Nevada bölgesinde yer alan Tahoe Gölü’nü anımsatan antik bir göle sahipti. Tahoe’nin beslendiği su kaynakları, bulunduğu irtifa ve derinliği ile Jezero Krateri’ndeki antik göle benzerlik gösterdiği düşünülüyor.

Perseverance, sahip olduğu çeşitli spektrometreler, yüksek çözünürlüklü kameralar ve yer tarayan radarı ile Mars yüzeyindeki toprak ve kayaları inceleyecek. Sahip olduğu yedi bilimsel donanım arasında yer alan SuperCam, kayalardan lazeri ile numuneler koparacak ve bileşenlerini incelemeyi sağlayacak.

Mars’ın Sesini Net Bir Şekilde Duyacağız

Perseverance, robotik kolunu kullanarak gerçekleştireceği sondajlarda toplam 40 numune toplayacak ve hepsini özel tüplerde saklayacak. Toplanan numuneler, NASA ile Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ortaklığından düzenlenmesi planlanan görevde, tahminen 2031’de Dünya’ya getirilecek.

Dünya’ya getirilecek numuneler, yüzlerce bilim insanı tarafından Ay’dan toplanan kaya örnekleri ile karşılaştırma dahil olmak üzere detaylı bir şekilde incelenecek.

Perseverance görevinde aynı zamanda Mars keşiflerinde bir ilk olarak yeni bir teknoloji kullanılacak MOXIE (Mars Oksijen ISRU Deneyi) adı verilen cihaz, Mars atmosferinden oksijen üretmeyi deneyecek. Mars’ın atmosferinin %95’nin CO2 oluşturuyor.

Perseverance’ın gövdesine bağlı 1,8 kg ağırlığındaki helikoper ise Dünya’nın ötesindeki bir gezegen uçuş denemesi yapacak ilk insan yapımı keşif aracını temsil ediyor. Eğer başarılı olursa, Mars keşiflerinin geleceğinde uçan keşif araçları önemli bir yer teşkil etmeye başlayabilir.

Ingenuity adını taşıyan helikopter, Perseverance’ın kalibrasyonu yapıldıktan sonra ilk denemesini gerçekleştirecek. Perseverance, heelikopterin güvenli uçuş gerçekleştirmesi için ilk olarak güvenli bir noktaya hareket edecek.

Keşif aracının taşıdığı SuperCam ve EDL alt sistemi görevin bir diğer öne çıkan yeni teknolojileri. Perseverance, Mars’ın sesini hiç olmadığı kadar net kaydedecek ilk uzay aracı olacak.

Perseverance, Kızıl Gezegen’de dokuzuncu yılında bulunan Curiosity’den 3.700 kilometre ötede yer alıyor. Jezero Krateri’nde delta bölgesinde başlayacak keşiflerin ardından, keşif aracı antik gölün civarını incelemeye koyulacak.

25 kilometrelik hareket alanını incelemesi birkaç yıl sürmesi beklenen Perseverance’ın ana görev süresi bir yıl olarak belirlendi. Görevin düzenli olarak uzatılması ve yıllarca sürmesi bekleniyor.

Mars’ın yepyeni bir noktasından gönderilecek binlerce Mars fotoğrafının yanı sıra, artık Kızıl Gezegen’in kum tepeleri üzerinde esen rüzgarının sesini de net bir şekilde duyabileceğiz.

İlginizi Çekebilir