Ana sayfa Biyoloji Bilim İnsanlarının Müziğe Dönüştürdüğü “Örümcek Ağlarını” Dinlemek İster Misiniz?

Bilim İnsanlarının Müziğe Dönüştürdüğü “Örümcek Ağlarını” Dinlemek İster Misiniz?

1993
0
Chase McBride/Unsplash

Örümcek ağlarının 3D yapısını müziğe dönüştürmeyi başaran bilim insanları, doğayı dokunarak hisseden örümceklerin kendine özgü sanatını büyüleyici bir deneyime dönüştürdü.

Örümceklerin hayatı algılama şekli birçok canlıya kıyasla oldukça farklı. Vücutları ve bacaklarını kaplayan küçük tüyler ve kesikler, farklı titreşimleri ayırt edebilmelerini sağlıyor. Mesela bir diğer örümceğin ağ üzerindeki hareketleri ile bir esintinin neden olduğu titreşimi birbirinden ayırt edebiliyorlar. Dahası, örümcek ağının her bir teli farklı bir ton üretiyor.

Birkaç yıl önce sanatçı Tomás Saraceno ile çalışan bilim insanları, örümcek ağlarının “Spider’s Canvas” adı verilen etkileşimli müzikal bir enstrümana dönüştürülmesini sağladı. Yapılan ilk çalışmayı interaktif sanal gerçeklik içeriği ile güçlendiren araştırmacılar, insanların ağa girerek etkileşim kurmasına izin veriyor.

Araştırmacılar, yapılan çalışmanın örümcek ağlarının 3D mimarisini daha iyi anlamayı sağlamasının yanı sıra, örümceklerin titreşen dillerini öğrenmemize yardım edebileceğini düşünüyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) Markus Buehler, “Örümcekler titreşen ipliklerin oluşturduğu bir ortamda yaşıyor… Çok iyi görmüyorlar, bu sebeple dünyayı her biri farklı frekanslara sahip titreşimler aracılığı ile algılıyorlar” dedi.

Örümcek ağlarını düşündüğümüzde genelde aklımıza bir küremsi ağ örümceklerinin ördüğü basık, dairesel ve boşluklu ağlar geliyor. Aksine, birçok örümcek ağı, huni yuvalı örümcek ağları gibi 3D mimariye sahip şekilde örülüyor.

3D örümcek ağlarının yapılarını daha iyi incelemek için araştırma ekibi bir çadır ağı örümceği (Cyrtophora citricola) dikdörtgen bir alana yerleştirerek üç boyutlu ağ döşemesini bekledi. Ardından lazer kullanılarak ağın 2D boyutlu kesitleri aydınlatıldı ve yüksek çözünürlüklü görüntüler oluşturuldu.

Sonraki aşamada, özel geliştirilen bir algoritma ile 2D kesitleri bir araya getirilerek ağın 3D mimarisi ortaya çıkarıldı. Mimariyi müziğe dönüştürmek için de her bir ipliğe farklı bir ses frekansı atandı. Notalar, örümcek ağının yapısına bağlı olarak desenlere göre sese dönüştürüldü.

Ağın örülmesi aşamasında da taramalar yapan araştırmacılar, her bir basamağı müziğe dönüştürdü. Bu da, örümcek ağının yapısı değiştikçe notaların değiştiği ve dinleyen bir kişinin ağın inşaat sürecine ait sesleri dinleyebileceği anlamına geliyordu. Bu sayede, bilim insanları örümceklerin 3D yazıcılarda olduğunun aksine destek yapıları olmadan 3D bir ağı nasıl ördüğü daha iyi anlabiliyor.

Örümcekler İle Konuşmaya Başlayacak Mıyız?

Araştırmacılar Spider’s Canvas ile “örümcek müziğini” dinlemeyi başardıklarını, öte yandan kullanıcıların ağ iplikleri ile oynayabildikleri sanal gerçekliğin çok farklı bir tecrübe sunduğunu belirtti.

Buehler, “Sanal gerçeklik ortamı gerçekten heyecan verici çünkü kulaklarınz ilk anda görebildiğiniz ancak fark edemediğiniz yapıların seslerini yakalıyor… Aynı anda görüp duyarak, bir örümceğin içinde yaşadığı çevreyi gerçekten anlayabiliyorsunuz” dedi.

Gerçekçi ağ fizik kurallarına dayanan sanal gerçeklik (VR) ortamı, araştırmacıların ağın parçalarına müdahale etmeleri halinde neler yaşanacağını da anlamalarını sağlıyor. Eğer bir ipliği çekerseniz, ortaya çıkardığı ton da değişiyor. Bir tanesini koparırsanız, diğerinin de tonunu etkiliyorsunuz. Bu etkileşim de, nasıl inşa edildiklerinin yanı sıra örümcek ağlarının mimarisini daha iyi anlamamızı sağlayabilir.

Araştırmada en dikkat çekici basamak, örümcek ağının titreşimlerini fark edebilmek için bir algoritma geliştirilmesi oldu. Algoritma, titreşimlerin anlamlarını “yakalanmış av”, “ağ yapım aşamasında” veya “bir diğer örümcek şehvetli niyetle ağa geldi” gibi ifadelere dönüştürüyor. Araştırmacılar, yapılan çalışmanın tropik çadır ağı örümceğinin dilini anlamak için yol açtığını belirtti.

Buehler, gelinen aşamada “örümceğin dilini konuşabilmek için sentetik sinyaller üretmeye çalıştıklarını” söyledi.

Eğer sinyaller ritimlerin veya titreşimlerin belli desenlerine maruz bırakılırsa, örümceklerle iiletişim kurmaya başlayabilir ve onlara ne yapmaları gerektiğini söyleyebilir miyiz? Buehler, “Bunlar son derece heyecan verici fikirler” yorumunu yapıyor.

Kaynak: ScienceAlert

İlginizi Çekebilir